Psişik Yetenekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Psişik Yetenekler etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Haziran 2013 Çarşamba

Bitkisel Psişizm Nedir?

Bitkisel psişizm, psişik araştırmacılarca bitkilerdeki psişik fenomenler bütününü ifade eden bir terim olarak kullanılmaktadır. Bitkiler üzerinde çalışan parapsikologlara göre, bitkiler, çevrelerindeki insanların heyecan ve düşüncelerine duyarlıdır, onların da birtakım heyecan halleri ve bellekleri bulunmaktadır ve insanlarla iletişim kurmalarını sağlayacak birtakım güçleri vardır.

Bitkiler üzerinde parapsikoloji araştırmaları 1960’lı yıllarda başlamıştır. Bitkiler üzerinde psişik deneyler yapmış ve bu alanda en fazla katkı sağlamış isimler arasında, Backster etkisini keşfeden ve yalan makinesinin mucidi olan Cleve Backster (ABD), Uluslararası İş Makineleri Kurumu’nun araştırma kimyageri Marcel Vogel, Ambrose ve Olga Worrel sayılabilir. Rus bilim adamlarının da bitkisel psişizm alanında önemli katkıları olmuştur.

Bitkiler üzerinde çalışan Parapsikologlar bitkisel psişizm ile ilgili şu sonuçlara varmışlardır:
Bitkilerde kendilerine özgü bir algılama mevcuttur.İnsanların heyecan ve düşüncelerine duyarlıdırlar. Aralarında yüzlerce kilometre uzaklık da olsa sahipleriyle psişik irtibatta olabilirler.
İnsanlarla iletişim kurabilir, onlara yanıt verebilirler.


Çeşitli enerji yayınlarında bulunurlar. Bitkilerin çevrelerinde de Kirlian fotoğrafçılığı yöntemiyle saptanabilen, bazı vibrasyonlardan etkilenen bir enerji alanı vardır.

Klasik müziğin yanı sıra dua, şefkat, ilgi, sevgi ve şifacı medyumların tesirleri bitkilerin gelişiminin hızlı ve verimli olmasını sağlar. Buna karşılık, kin, nefret, düşmanlık duygularına da duyarsız değildirler, bunları da algılarlar. Çağımızın modern müzik türleri içinde ahenksiz gürültü içerenlerinden ıstırap duyarlar.

Bir tür bellekleri vardır. Elektrotlar bağlanarak yapılan deneyler göstermiştir ki, bir ev bitkisi daha önce bir yaprağını kesmiş bir kişi bulunduğu odaya girdiğinde grafiklerde korktuğunu gösteren çizgiler belirmekte, kişi odadan çıktığında, grafik çizgileri normale dönmektedir. Yani bitki kendisine önceden zarar vermiş kimseyi unutmamıştır.

Bitkilerin de heyecansal bir yaşamları vardır. Çevrelerinde bulunanlardan hoşlanabilir, felaket anında “kendini kaybetme” denilebilecek hale girdiklerini gösteren grafik çizgileri çizerler.


Transfigürasyon Nedir?

Transfigürasyon, metapsişik terminolojide kullanılan bir terim olup, ruhsal irtibat sırasında medyumun yüz hatlarının ve tavırlarının değişmesine verilen addır. Bu olayda medyum irtibatta bulunduğu bedensiz varlığın son bedenlenmesindeki (reenkarnasyonundaki) özelliklerini yansıtacak biçimde değişir, tümüyle başkalaşır.

Kimi hallerde sesinin de değiştiği görülür. Bu tür olaylara kimi yazarlarca posesyon olarak, Spiritüalizm’de ise “enkarnasyon medyumluğu” olarak adlandırılan, bedensiz varlığın medyumun bedenine tam anlamıyla hakim olduğu durumlarda rastlanır.

Antik çağda Yakındoğu ve Ege havzasındaki trans uygulamalarında genellikle bu tür bir medyumluk sözkonusu olmuştur. Obsesyona yakalanma tehlikesinin çok yüksek olduğu bu medyumluk türü halen Afrika ve Latin Amerika tapınaklarındaki (kültlerindeki) ayinlerde görülmektedir.

Transfigürasyon sözcüğü kimi yazarlarca İsa Peygamber’in çarmıha çakılmasına ilişkin bir iddiayı dile getirmek üzere de kullanılmaktadır. Gnostisizm zamanından günümüze kadar süregelmiş, pek inandırıcı bulunmayan bu iddiaya göre, çarmıha çakılan kişi İsa Peygamber’in kendisi değildi, yüzü onun yüzüne dönüştürülmüş başka bir kişiydi.


Premonisyon Nedir?

Premonisyon, meydana gelecek olayları akla dayalı bir nedeni olmayan bir huzursuzluk, bir gerginlik, bir kaygı vb. gibi duygu hâlleriyle belli belirsiz bir biçimde hissetme fenomenine Metapsişik’te verilen addır.

Parapsikoloji'de ise bu tür fenomenler için daha ziyade “felaket belirtisi” terimini kullanılır. Bu paranormal fenomen Türkçede önsezi olarak bilinir. Premonisyonların daha ziyade felaket, ölüm, tehlike gibi, olumsuz sayılan olaylardan önce belirdiği görülmektedir.

13 Haziran 2013 Perşembe

Kaşık Bükme - Houck Metodu

Bir başka kaşık bükme 2004 yılından bu yana Jack Houck tarafından yine onun tarafından düzenlenen "PK Partileri"nde tanıtılmaktadır. Bu partilerde misafirlere bedenlerinden geçen bir enerji akışının kaşığın belirli bir noktasına yöneltildiği hayal edilerek kaşığa bükülme emri verilmesiyle gerçekleştirilir.

Daha sonra misafirler dikkatlerini başka bir yöne yönlendirerek kaşık ya da metali unuturlar. Metal bir süre sonra şaşırtıcı bir şekilde ellerinin küçük bir hareketiyle kolayca bükülmeye başlar. Houck ve takipçileri bunun psikokinetik bir fenomen olduğuna inanmakta ancak bazı kişiler bunun sadece gündelik tecrübenin dışında ve fakat sıradan bir fenomen olarak görmektedirler.

Houck'un metodunun anlatıldığı bir web sayfasında grup halindeki uygulamaların tek başına yapılanlardan daha hızlı sonuç verici olduğu belirtilmektedir. Katılımcılar bir araya geldikten sonra bir süre yeme içme vs. şeylerle vakit geçirirler daha sonra ortaya konulan metal eşyalardan herkes kendisine iyi hissettiren birini seçip alır ve daire şeklinde oturur, ışıkların gücü azaltılır ve müzik varsa kapatılır. Katılımcılar gözlerini kapatır. Katılımcılara kaşık veya çatalı baş ve işaret parmakları arasında tutmaları gevşeyip zihinlerini temizlemeleri, yavaş ve derinden nefes alıp vermeleri ve kendilerini en rahat, huzurlu hissedecekleri bir yerde -plaj, orman, göl kenarı vs.- bulunduklarını hayal etmeleri söylenir.

Tüm sıkıntı ve dertlerden uzaklaşırlar, uykulu değil ancak tamamen gevşemişlerdir, huzurludurlar. Daha sonra katılımcılardan başlarının birkaç adım ötesinde altın bir enerji topunu hayal etmeleri istenir. Ondan yayılan sıcaklık ve enerjiyi hissetmeleri istenir. Bu enerji topundan sıcak bir ışın çıkıp katılımcıların alnına ulaştığını ve onların da bu sınırsız enerjiyi emdikleri hayal edilir. Enerjinin sıcaklığı alından omuz ve kollara yayılır. Güçlü ve canlı fakat yine huzurlu ve gevşemiş olan katılımcının kolunda hissettiği enerji oradan bilek ve eline akar ve dirseği ile eli arasında bu akış devam eder. Enerjinin sıcaklığının baş ve işaret parmağına geldiği ve oradan istenilen yere gidebileceği hayal edilir. Katılımcının üçe kadar sayıp gözlerini açması ve enerjinin elinde tuttuğu çatal ya da kaşığa akması için ona üç kez "Bükül" diye bağırması istenir.

Ancak bu noktadan sonra dikkatin dağıtılması ve katılımcıdan dikkatini tümüyle vermeden yoğunlaşması istenir. Hatta dikkatin belirli bir düzeyde dağıtılması için herhangi bir konuda (kaşık bükmek değil) ateşli bir tartışmaya bile girilebilir veya tanıdığınız biriyle metal bükmek dışında bir konuda da konuşabilirsiniz. Konu üzerinde daha yoğun düşündükçe işlerin daha da zorlaştığını göreceksinizdir.


Bu yüzden dikkatinizin başka bir yöne kayması gereklidir, daha sonra metali alıp istediğiniz bir noktadan kolayca bükebildiğinizi göreceksiniz. Ancak metalin kolaylıkla bükülebilecek noktaya gelişi birkaç dakika alabildiği gibi saatler de sürebilmektedir. Aynı sayfada deneylerini paylaşan katılımcı onsekiz katılımcıdan sadece ikisinin bükmeyi başaramadığını belirtmekte ancak başarısızlık karşısında yılmayıp denemelere devam edilmesini önermektedir.

Dikkat: Yukarıdaki metotta kaşık elle bükülür ancak zihinle öylesine eriyik bir kıvama gelir ki bu çok rahatça yapılır.